şırnak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şırnak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2011 Pazartesi

şırnak atölyesi günlüğü

bugün vedalaştık. önce gençlerle, sonra dört aya yakın bir zamandır çalıştığımız atölyenin duvarlarıyla, masalarıyla, tahtayla vehasılı orada bıraktığım her ne varsa. çocuklar gidip atölye sessiz kalınca bir an için durakladım ve uzun uzun sessizliği izledim. orada ne çok şey yaşadık, paylaştık. şimdi kimse yok ve bir daha asla yaşanmayacak. heryerinde bizden kalan izler vardı. bize ait bizim bıraktığımız izler.
en fazla duygulana bendim de bunu fazla belli etmemek gibi bir hünerim var. çok iyi yaparım bunu. onları özleyeceğim. yakın zamanda belki onlar için yeni bir deneyimin olanaklarını sğlayabilir. ne iyi olur aslında.
burada artık sergi gününe ve o gün yaşanacaklara odaklandık. yakın zamanda bunun için bir araya geleceğiz yeniden ve son kes.
onlarla yaşadıklarım için sonsuz teşekkür ediyorum. onlarla çok özel bir zamanı paylaştım. gösterdikleri sabır, özen ve özveri çok değerli. yaptıkları herşey çok değerli.
yeniden buluşmak üzere.

ishakkalac 

11 Eylül 2011 Pazar

şırnak atölyesi günlüğü

Dün yorucu bir yolculuğun sonunda buradaki genç dostlarımla yeniden bir araya geldik. son buluşmalarımız bu. onun için de biraz duygusal geçiyor. en azından benim için. son hazırlıklar, son çabalar. kesin olan şu ki biz yarın bitiriyoruz. öte taraftan sergi hazırlıklarını hızlandırdık. ama burası için bir sorunumuz var: sergi yeri konusu. dahası öyle bir yer yok. yarın muhtemel bir yer belirleyip sonuçlandıracağız. dilerim.
burada on kişi kaldık. fırat son kaybımız oldu. uzun bir süredir yok aslında ama umudum hep oldu. hala var. belki yarın çıkıp gelir kimbilir...
atölyelerde bu kayıplar kaçınılmaz. 16 kişiyken bak kaç kişi kaldık? sergiden sonra öyle görünüyorki uzun bir süre buralara gelemeyeceğim. haliyle bugünden itibaren vedalaşacağız taşıyla toprağıyla.
bu şehirde en fazla sabretmeyi öğrendim. biriktirdiğim tüm sabırla ayrılacağım yakın zamanda. yalnız ve ıssız bir şehirdir burası. gelen hep gitmek için gelir buraya.
şehirler insana benzer. bunu daha önce de demiştim ya yine de söylüyorum işte. ve insanlar da kendi şehirlerine elbette, kendi topraklarına.
ishakkalac

22 Ağustos 2011 Pazartesi

şırnak atölyesi günlüğü

Bugünkü buluşmada Batman atölyesi ile ilgilenen Sabri abi de vardı ki ilgisi ve tüm emekleri için minettarım.
Yakın zamanda iade-i ziyaret lazım gelir. Özcan abileri beklesem mi acaba???

şırnak atölyesi günlüğü

Bugün konuklarımız vardı. Bu ziyaretler o kadar kıymetli ki...Üstelik bu işin bir parçasıysanız ya da bir biçimde önemsiyorsanız inanılmaz bir katkı sağlıyor. Nitekim öyle oldu. Özcan abi'nin sabrı, Nilgün yenge/abla'nin sevgisi, Nesra'nın ilgisi ve içtenliği. Uzun süredir gelmeyen Fırat bile bugün bize katıldı. Bu kadar önemli kısacası.

Her nerede ise,  şuna eminim ki her atölye fotoğrafa inanıyor ve değer veriyor artık. Sıradan bir araç olmanın çok ötesinde, bambaşka bir yerde. Bu araçla hayata müdahil olabiliyorlar, yeni bir dil geliştirdiklerinin farkındalar, itiraz ediyorlar ve söz sahibi oluyorlar. Bunu görebiliyoruz artık. İyi olan herkesin malumu. Işık, kadraj ve yakınlık elbette önemli ama anlam katmanlarına da bakıyorlar. Şu eksik bu eksik gibi. Bu atölyelerle bilinen fotoğraf atölyeleri arasında pek çok farklılıklar var. Ama en önemlisi ve değerlisi şu ki, teknik bilgi olmaksızın herkes görsel bir ifade biçimi yaratabilir. Bu dijital çagın sağladığı olanaklardan biri. Teknik bilgi gerekli ama esas olan bu bilginin doğru biçimde kullanılmasıdır. Öte taraftan bu olanaksızlıktır. Herkes dijital sarmalın içinde ve bundan kurtulması imkasız. Ama bizim yaptığımız gibi sıradan ve çogu kimsenin önemsemediği basit kompakt fotograf makinelerle bile ciddi işler yapılabiilir aslında.

Atölyeler daha tamamlanmadı ve bir süre daha uğraşacağımız kesin. Yavaş yavaş sergi hazırlıklarına başladık bile.
ishak

21 Ağustos 2011 Pazar

şırnak atölyesi günlüğü


 'Fotoğraf ortak anadildir diyebilirim' dedim dün ve bugün. İyi demişim mi bilmem ama genç dostlarım itiraz etmediler o kadar. Aslolan görüntünün, görsel olanın kabulu elbette. Bizler doğar doğmaz ilk önce görürüz ve tanımaya çalışırız. Önceki durumlar mesela çocuğun anne karnında sesleri duyması falan başka bir boyutu bu işin. Ama işittiklerimizi ne kadar görsel olanla birleştirirsek hem tanıma hem de anlama şansımız daha iyi olacağı konusunda kimsenin bir itirazı olmaz sanırım. O zaman diyebiliriz ki görmessek eğer tanıyamayız ve anlayamayız. Fotoğraf görmemizi, görebilmemizi sağlıyor. Bir meramı olan herhangi bir fotoğraf bile bize ilgili yerin bilgisini verebilir. Az ya da çok, taraflı ya da tarafsız. Bu arada taraf olma meselesi en kritik noktalardandır malum. kimse hayatında bertaraf olamaz. Hayatta böyle bir şansımız kalmıyor ki kabul edebilelim. Üstelik fotoğraf gibi doğrudan bir dile sahip tüm araçlar ve kullanıcıları bundan azadedir. Başka bir ihtimal inandırıcı olamaz.
Sorumluluğunu aldığım iki atölyede daha çok ve en fazla fotografın nasıl üretildiği konusunda kafa yoruyoruz. Haliyle teknik bilgi hep sonrasında konuştuğumuz bir konu oldu. Herkesin bir hikayesi var ve bu hikaye en iyi nasıl görselleştirilir gibi temel bir soruya yanıt bulmaya çalışıyoruz.
Şırnak grubu için bazı ufak sorunlar var hala. Bu sorun kısmen Şırnak'ın sorunu aslında. Alışık olmadıkları bir durum. baston yapan için, pazarcı, yaşlı kadın erkek için, sokaktaki için. Ne işe yarayacak diye sorup duruyorlar gençlere. Kimisi bu duruma sinirleniyor hatta. ama yine de iyiler. Yavaş yavaş iyileşiyor. Şimdilik böyle ama bu alışkanlık yıllarca değişmez. Yüksekova için benzer bir durum ama kısa zamanda atlattık.
Zor ve sıradışı bir iş yapıyoruz. Özellikle buralar için. 
Fotografın kudreti herşeye yeter. Buna olan sonsuz ve taraflı inancımla diyorum.
ishak

20 Ağustos 2011 Cumartesi

şırnak atölyesi günlüğü


Şu anda sanırım benden başka kimse yok dışarıda oturan. Herkes ezanın okunmasını bekliyor ki hiç ses yok. Ramazanla gelen sessizlik. atölyeler bu durumdan ziyadesiyle etkileniyor. Küçük yaşta olmalarına rağmen herkes oruçlu. Böyle olunca da konsantre olamıyorlar. Sadece bu kadar da değil. Mesela ramazanla hayat başka bir boyut kazanıyor. İnsanlar asabi. Gençler genellikle insanların onları terslediğini söylerken sanırım bu ne durumum çok dışında değil.
Herşeye rağmen biz yine buluştuk bugün ve genel bir durum değerlendirmesi yaptık.
Sanırım fırat (basan) ile br sorunumuz var. küçücük şehirde bir türlü ulaşamadım. aslında gruptan kimi arkadaşıyla görüşüyor da ama ne kadar uğraştıysam da görüşemedim. Nedeni öğrenmek istiyorum sadece.
Bu tip sorunlar hep beklenen sorunlardır ve asla şaşmaz mutlaka gerçekleşir. Oysa onunla çok ilgileniyordum.
Neyse biz devam ediyoruz ve sona yaklaştık. yakında iyi haberlerimizi vereceğiz.
İnanamıyorum hiç ses yok. Cılız bir müzik sesi ve helikopterler şimdi sessizliği bozdu.

ishak

11 Ağustos 2011 Perşembe

şırnak atölyesi günlüğü

heryerde olduğu gibi şırnak'ta sıcak. bunaltıcı. yetmedi ramazan dolayısıyla herşey zorlaştı. bu sebepten atölyeyi bırakmak isteyenler bile oldu. sıcak havalar heryerde hayatı çekilmez kılsa da yüksekova"da havalar soğuk desem.
iki atölyede önceden anlaştığımız gibi bir haftalık çalışmanın ardından buluştuk. kimisi çok iyi sonuçlarla dönse de kimisinin kafası hala karışık. bilmedikleri ve alışık olmadıkları bir çalışma netice itibariyle. herşeye ragmen iyi gidiyoruz. eksik makineler, sıcak havalar, kalabalık olsak da iyi gidiyoruz.
iki atölyede yine misafirlerimiz vardı. merak eden ve yaptığımız işi önemseyen insanlardı.
buradaki yerel gazetelerle ilk görüşmelerimizi yaptık. haberin içeriği oldukça sınırlı ve eksik bilgilerle dolu ama olsun. yarın bir baska haberci ile görüşmem var orada etraflıca konuşuruz.
bu arada fotograf maddi mi yoksa manevi bir varlık mı tartışması yaptık bugun. bu tartışma elbette genç dostlarımla değil, hakkari de çok deger verdiğim bir dengbêj ile yaptık. gözleri gözmeyen bir insan ve konusu açılmışken çünkü duvarlarında kimi fotograflar asılı duruyordu, ona kendisi için fotograf nedir diye sordum. ilk defa böyle kavramsallaştırılan bir tanımlamayla karşı karşıya kaldım. ben hem maddi hem de manevi olanaklarının içiçe olduğunu düşünüyordum fotografın ama daha çok manevi bir 'şey' oldugunu düşünüyorum şimdilerde. mesela biz kürtlerde genellikle ölenlerin fotografları duvarlara asılır. üstelik işlemeli yazmalarla ve daha başka kıymetli örtülerle.hem sonra manevi olanın sınırlarını zorlar her seferinde. üstelik gözleri görmeyen yaşlı bir insanın dünyasında varolan görüntüler onun en fazla duygularına muhtaç.
zamana dur diyebilmenin sınırsız gücüdür fotograf. o zaman maddi olanaklarıyla var ettiğimiz manevi bir 'şey'dir işte.
ishak kalaç

27 Temmuz 2011 Çarşamba

şırnak atölyesi günlüğü

şimdi bunları cizre'de dicle'nin kıyısında yazıyorum. şehrin tamamı burada. tek serin olan dicle'ye sığındık hepimiz. buraya uzun yıllardır gidip geliyorum onun için artık bir yanım buralı sayılır. onca sıcağı bana yabancı değil.bana ragatsız edici değil. ter damla damla alışık olmayan bedenimden süzülsede gülümsüyorum sadece. bu bir şaka mı diye soruyorum. yarın yüksekova'da olacağım. akşamları üstsüz durmanın bir şakaya dönüşeceği öteki bir iklime.
küçük ama çok değerli hikayelerini bir nakış gibi işlemeye çalışan genç arkadaşlarımla bugün bir haftalık bir ayrılık için vedalaştık. herkes eksik olsa da makinaları ne yapacağını iyi biliyor. hepsini konuştuk, kararlaştırdık.
bunca hikaye ile bir arada kalmak  bazen hüzünlendirici, bazen sevindirici ama en fazla umut verici oluyor. elbette tüm bunların toplamında en fazla yorulan ben oluyorum. yürürken, yemek yerken, konuşurken, nerde ve kiminleyken hep o hikayeler ve onların anlatıcılarını düşünüyorum. çok özel bir neden için bir aradayız ve her geçen gün onlar da bunun farkına varıyorlar.
bu serin ve sağaltıcı yerde de onları düşünüyorum. atölyelerin sonunda ortak bir yalnızlık bizi bekliyor.ama benim onlarla ilişkilerim hep sürecek. sürdürmemem imkansız.
bugün atölyede hüsamettin'in (bahçe) fotograflarını gösterdim. çok begendiler. bu arada tebrik ediyorum. doğru bir fotograf için adım adım geliyoruz biz de. samimi hikayelerle.
bu saatte bile hava çok sıcak ama yarın serin ve farklı bir yerde olacağım ve orada yazmaya devam edeceğim.
ishak kalac/cizre

şırnak atölyesi günlüğü




kudretine ne kadar inansam da her fotograf eksik bırakır anlatmaya çalıştığımız hikayelerin bir yanını.sözcükler zaten kıfayetsiz.şırnak'taki genç arkadaşlarımın küçük hikeyerinden küçük bir seçki.












































23 Temmuz 2011 Cumartesi

şırnak atölyesi günlüğü

son günlerde internetin azizliğindedndir ki şırnak gurubunun fotograflarını paylaşamıyorum. başka yolları da ve elbette ama faturamı öderken her ay güçüme gidiyor. daha sonra mutlaka ekleyeceğim. vodafone aslında hiçbir yerde iyi çekmiyor.
böyle bir paylaşımdan mahrum bıraktığı için çok kızgınım.
ishak kalac

20 Temmuz 2011 Çarşamba

şırnak atölyesi günlüğü




bugün biz...

şırnak atölyesi günlüğü

şimdi genç arkadaşlarım günlüklerini yazıyor. fotograflar üzerinden konuştuk, konuştuk, konuştuk.
ben erken geldim. hem ortalığı biraz topladım hem de günlüklerine bir göz attım. hepsi birbirinden ilginç. esas mesele orada gizli sanırım. eğitim hayatları, evdeki hayatları benzer bir yazgıdan ibaret. hepimiz bir biçimde bu sınırların kurbanı oluyoruz. konuşamamak, itiraz edememek, ısrarcı olamamak uzun bir süre en büyük kişisel sorunumdu itiraf edeyim. türkçe konuşmaya başladığım ortaokul son sınıftan itibaren farkında olmadan, olunmadan esas konuşmam gereken dili de sınırlandırmaya başlamıştım. kısmi intihar ama bilmeden, bilemeden. sonra ne oldu bilmiyorum ama şimdi en azından konuşabiliyorum.
onlarda en fazla kendimi görüyorum. belki de bu bir sorun ve ben farkında değilim. kimbilir...
şimdi şırnak'ta yağmur yağıyor...
ishak kalac